102X

Wednesday, May 24, 2006

8 mm Siyah-Beyaz Film'den MPEG-4 VideoPlayer'a

8 mm Siyah-Beyaz Film'den MPEG-4 VideoPlayer'a
06 Ekim 2004, BABURce Zafer babür



Yıllar önce babamın başlattığı görüntü arşivi siyah beyaz fotoğraflarla başlıyordu. Gelen tanışlara gösterirdi kendi çekip bastığı siyah-beyaz, sepya resimleri... Sonra 60'lı yılların ortalarında 8 mm siyah-beyaz filmlere dönüldü. Artık sunum yapılacak oda karartılıyor ve perdede 3 dakikalık görüntüler vardı. Bilahare bunlar cut-paste (kes-yağıştır) yapılıp daha uzun metrajlı görüntüler oluşturuldu. Sonrasında renkli ve sesli filmlere konu mankeni olmaya başladık. Yıllar geçiyordu ve Betamax, Grundig2000 ve VHS formatlarında kendimizi artık TV setinde seyrediyorduk. Arşiv yer kaplamaya başlamıştı. Sonunda bizim PC'lerdeki görüntü dosyaları olarak saklanmaya başlandılar, VCD sunumlar da DVD sunumlara döndü artık ya PC'de ya da TV setinde olabiliyorduk. Bundan sonra ise bizim hayaller görüntü kutularında yerlerini alacaklar. Avuç içi büyüklükte üzerinde LCD ekranı ve mini mini hoparlörü olan gerektiğinde devasa projektöre kablosuz bağlanıp görüntü kaynağı olabilecek görüntü depoları...

MPEG-4 2000 yılında oluşturulan bir standard MP3'ün görüntüdeki kardeşi diye tanımlamak belki daha kolay tanımı. Seçime bağlı olarak değişen farklı veri hızları için dosya sıkıştırma teknikleri kullanan bir yöntem olan MPEG-4 kullanıcıya kaliteden ne kadar ödün vermek istediğinin seçimini yaptırabiliyor. Dolayısıyla "ne kadar ekmek o kadar köfte" mantığında çalışıyor.

MPEG-4'ün ürettiği resim kalitesi ise MPEG-2'den hayli üstün. Tabii bununla beraber artık video players ve camcorder'ların çektikleri filmleri içinde tutan bir nevi jukebox haline gelecekler. JVC'yi pazarlayan VESTEL acaba bu tip ürünleri de tasarlıyor mudur? Bunun bir anlamı eskinin 3 dakikalık 8 mm'lik filmleri gibi makineler yerine çektiğiniz görüntüleri kendi içindeki sabit diskte saklayan ve gerektiğinde istenilen formatta oynatabilen makinelerin piyasayı saracağı. Artık o Hi-8 filmleri de VHS formatlı kayıtları da göremeyeceğiz. Hatta bu kameraların bir kısmı flash disklerde (şimdilik sadece dakikalık görüntü, saatlik değil) görüntüleri saklamamıza olanak verecekler böylece yerden inanılmaz tasarruf sağlayacağız. Yalnız cihazlar bluetooth ile çalışırsa havadan gelecek virüslere karşı ne yapacağız? Düşünün kablosuz olarak TV setine bağladığınız ve filmlerinizi seyrederken makinenize bulaşan bir virüs ve anılarınız bir anda yok oluveriyor...

0 Comments:

Post a Comment

<< Home