Maça Gidiyoruz Maça... Oaklanda...
Maça Gidiyoruz Maça... Oaklanda...
14 Ekim 2004, BABÜRce Zafer BABÜR
Geçtiğimiz ay Raiders in Tampa ile yapacağı maça gittik. Tabii LosAngeles dan Oakland a gitmek için önümüzde üç seçenek vardı ya LAX-SF arasını uçakla gitmek orada araba kiralamak, veya küçük havaalanları arası uçupOakland'dan araba kiralamak ya da LosAngelesdan araba ile Oaklanda gitmek.
LAX international bir havaalanı olduğundan yükü çok fazla, önce biletinizle konfirmasyon alıyorsunuz sonra tekrar kuyruğa girip bavullarınızın içini toza karşı duyarlı sistemden geçiriyorsunuz vs vs. 450 millik bir mesafeyi araba kullanarak geçip sonra da üç saat ayakta maç seyretmek akıllara ziyandır deyip küçük havaalanı seçeneğini seçtik.
Küçük uçakların uçtuğu havaalanları daha kolay, internetten yaptığınız rezervasyon numarasını kiosklarda yazdıktan sonra geçerli bir kredi kartınızı sisteme okutunca sizin "boarding pass" hemen orada basılıyor. Burada da güvenlik kuyruğu mevcut. Kimilerinin boarding pass ınde "xxx" basılı bunlar ayrıca kontrole tabii oluyorlar. Neden onlara "xxx" basıldığını bir türlü anlıyamıyorum. Algorithmayı çıkartmaya çalışıyorum ama nafile...Kemeriniz, ayakkabınız tüm metal mamulleri plastik kutulara koyup geçiyorsunuz. Benim gibi biri için biraz itici durum zira birkaç saniye önce önümdeki adamın ayakkabılarını koyduğu yere ceketimi koymak zorunda kalıyorum ayakkabılarımı bir başka kutuya koyuyorum. Laptop u ise ayrıca çantamdan çıkarıp bir başka kutuya koyuyorum. Neyseki kullandığım filmler 800 ASA nın üzerinde değil. Kadınlar erkekler hepimiz çoraplı ya da çıplak ayaklı olarak taramadan geçiyoruz. Komik bir görüntü tayyör ceketli hanımlar ayaklar çıplak, takım elbiseli beyler ayaklarda çoraplar... Kuyruğa girip uçağa yerleşiyorsunuz. Tabii erken gelen oturur burada geçerli. Hostes olarak çalışan kişi ya yönetim kadrosundan biri ya da bu aralar işsiz kalmış bir yönetici yarı-zamanlı çalışan bir insan görüntüsü veriyor.
Kısa bir yolculuktan sonra varıyoruz Oakland'a. President Club da arabamızı alıyoruz. Arabada satelite radyo mevcut, online help var, arabanın nerede olduğunu merkeze bildiren sistem var. Anında call center ile ilişkiye geçebiliyorsunuz. Benzinin galonunun 2.80 USD civarında olduğu dönemde hala kamyonet ve kamyondan bozma SUV lar highwaylerde cirit atıyor.
Maç biletlerini daha önceden almıştık ama birisi gelmeyince elimizdeki bileti satalım dedik. 100 USD lik bileti 30 USD ye birine verdik. Eh zararın neresinden dönersen kardır değil mi? Oakland stadına girerken de üzerimiz aranıyor biletimiz sahte olup olmadığını sınamak için makinadan geçiyor. Bileklerimize ise bizim bulunduğumuz bölümün kağıttan bileziği geçiriliyor. Böylece dışarıdan kimse bu bölüme ziyaretçi olarak gelemiyor. Maç süresince siparişlerimizi alanlar bize yiyecek taşıyorlar. Yakın plan çekimleri üç noktadan havada asılı bir kamera yapıyor dolayısı ile sanki sahanın içinde bir kamera var ve topla beraber gidiyor. Bunun yanısıra saha kenarındaki sabit kameralar ve troley üzerinde sahaya paralel hızla seyreden elektrikli kamera maçı çok detaylı görmemizi sağlıyor. Maçın başlarında hakemlerin sahaya attığı sarı bayrağa çok siddetli tepki veren izleyiciden ötürü saha kenarındaki VTR ye gelen hakem farklı açılardan olayı izliyor ve Raiders oyuncusunun faul yaptığını tekrar ediyor. Yani "oynat Uğurcum biraz geri al" işini hakem burada daha sahada yapıyor. Birkaç yan hakemin sarı bayrak atışları, ortahakemin faul, goal kararları ve baş hakemlerin uyarıları ile maç Oakland-Raiders ın galibiyeti ile bitiyor. Insanlar dağlılıyor, erkekli kızlı yanyana izlenen maç. Büyük bir çoğunluk içtikleri biradan serhoş durumda... Önüne gelen bağır diyorlar "Raiderssssss" Renkeri mi siyah beyaz...Yollar tıkanıyor tampon tampona trafik...
Trafik ışıkları adaptive sisteme göre çalıştığından ana caddeleri bir an önce uzaktan yönlendirme ile trafiğe açıyorlar.
Güneşli Kaliforniya'dan Sevgilerimle,
14 Ekim 2004, BABÜRce Zafer BABÜR
Geçtiğimiz ay Raiders in Tampa ile yapacağı maça gittik. Tabii LosAngeles dan Oakland a gitmek için önümüzde üç seçenek vardı ya LAX-SF arasını uçakla gitmek orada araba kiralamak, veya küçük havaalanları arası uçupOakland'dan araba kiralamak ya da LosAngelesdan araba ile Oaklanda gitmek.
LAX international bir havaalanı olduğundan yükü çok fazla, önce biletinizle konfirmasyon alıyorsunuz sonra tekrar kuyruğa girip bavullarınızın içini toza karşı duyarlı sistemden geçiriyorsunuz vs vs. 450 millik bir mesafeyi araba kullanarak geçip sonra da üç saat ayakta maç seyretmek akıllara ziyandır deyip küçük havaalanı seçeneğini seçtik.
Küçük uçakların uçtuğu havaalanları daha kolay, internetten yaptığınız rezervasyon numarasını kiosklarda yazdıktan sonra geçerli bir kredi kartınızı sisteme okutunca sizin "boarding pass" hemen orada basılıyor. Burada da güvenlik kuyruğu mevcut. Kimilerinin boarding pass ınde "xxx" basılı bunlar ayrıca kontrole tabii oluyorlar. Neden onlara "xxx" basıldığını bir türlü anlıyamıyorum. Algorithmayı çıkartmaya çalışıyorum ama nafile...Kemeriniz, ayakkabınız tüm metal mamulleri plastik kutulara koyup geçiyorsunuz. Benim gibi biri için biraz itici durum zira birkaç saniye önce önümdeki adamın ayakkabılarını koyduğu yere ceketimi koymak zorunda kalıyorum ayakkabılarımı bir başka kutuya koyuyorum. Laptop u ise ayrıca çantamdan çıkarıp bir başka kutuya koyuyorum. Neyseki kullandığım filmler 800 ASA nın üzerinde değil. Kadınlar erkekler hepimiz çoraplı ya da çıplak ayaklı olarak taramadan geçiyoruz. Komik bir görüntü tayyör ceketli hanımlar ayaklar çıplak, takım elbiseli beyler ayaklarda çoraplar... Kuyruğa girip uçağa yerleşiyorsunuz. Tabii erken gelen oturur burada geçerli. Hostes olarak çalışan kişi ya yönetim kadrosundan biri ya da bu aralar işsiz kalmış bir yönetici yarı-zamanlı çalışan bir insan görüntüsü veriyor.
Kısa bir yolculuktan sonra varıyoruz Oakland'a. President Club da arabamızı alıyoruz. Arabada satelite radyo mevcut, online help var, arabanın nerede olduğunu merkeze bildiren sistem var. Anında call center ile ilişkiye geçebiliyorsunuz. Benzinin galonunun 2.80 USD civarında olduğu dönemde hala kamyonet ve kamyondan bozma SUV lar highwaylerde cirit atıyor.
Maç biletlerini daha önceden almıştık ama birisi gelmeyince elimizdeki bileti satalım dedik. 100 USD lik bileti 30 USD ye birine verdik. Eh zararın neresinden dönersen kardır değil mi? Oakland stadına girerken de üzerimiz aranıyor biletimiz sahte olup olmadığını sınamak için makinadan geçiyor. Bileklerimize ise bizim bulunduğumuz bölümün kağıttan bileziği geçiriliyor. Böylece dışarıdan kimse bu bölüme ziyaretçi olarak gelemiyor. Maç süresince siparişlerimizi alanlar bize yiyecek taşıyorlar. Yakın plan çekimleri üç noktadan havada asılı bir kamera yapıyor dolayısı ile sanki sahanın içinde bir kamera var ve topla beraber gidiyor. Bunun yanısıra saha kenarındaki sabit kameralar ve troley üzerinde sahaya paralel hızla seyreden elektrikli kamera maçı çok detaylı görmemizi sağlıyor. Maçın başlarında hakemlerin sahaya attığı sarı bayrağa çok siddetli tepki veren izleyiciden ötürü saha kenarındaki VTR ye gelen hakem farklı açılardan olayı izliyor ve Raiders oyuncusunun faul yaptığını tekrar ediyor. Yani "oynat Uğurcum biraz geri al" işini hakem burada daha sahada yapıyor. Birkaç yan hakemin sarı bayrak atışları, ortahakemin faul, goal kararları ve baş hakemlerin uyarıları ile maç Oakland-Raiders ın galibiyeti ile bitiyor. Insanlar dağlılıyor, erkekli kızlı yanyana izlenen maç. Büyük bir çoğunluk içtikleri biradan serhoş durumda... Önüne gelen bağır diyorlar "Raiderssssss" Renkeri mi siyah beyaz...Yollar tıkanıyor tampon tampona trafik...
Trafik ışıkları adaptive sisteme göre çalıştığından ana caddeleri bir an önce uzaktan yönlendirme ile trafiğe açıyorlar.
Güneşli Kaliforniya'dan Sevgilerimle,

0 Comments:
Post a Comment
<< Home