Benjamin Franklin’in Londradaki Evinin Düşündürdükleri...
Benjamin Franklin’in Londradaki Evinin Düşündürdükleri...
20 Mayıs 2006, BABÜRce Zafer BABÜR
İlkokul kitaplarından hatırlarsınız hani fırtınalı bir havada nehir kenarında uçurtma uçuran 17. yüzyıl Avrupası giysileri içindeki adamı, o Benjamin Franklin’dir aslında. O uçurtma deneyi ile daha sonra paratoner olarak hayatımızın bir parçası olacaktır. IEEE nin meşhur logosu da o uçurtmanın sembolize edilmiş halidir. Amerikan 100 ve 1000 dolarının üzerinde onun resmi vardır. Benjamin Franklin sadece elektrikle değil bir çok konu ile aynı zamanda uğraşmış iyi bir yazar, bir devlet adamı, Ingilizlere başkaldıran Bostonlular için Fransız sermayesi ve ordusu ile çalışmış aynı zamanda Fransada bakan, diğer yanda Amerikayı kuranlardan biri olmuş farklı bir kişidir. “Balık ve misafir üç günde kokar”, “tasarruf edilen bir penny kazanılmış bir pennydir” gibi anekdotların kaynağı olan “Poor Richards Almanak” ın yazarıdır. Mucittir farklı icatları vardır. O zamanlarda metalurji bu kadar ileri değilken döküm sobalar ısı ile çatlayıp ortalığı duman içinde bırakırken onu icadı sobalar böyle değildir. Mesela nemli parmağın bardak çeperinde dolaşması ile oluşan tınılar ona ilham vermiş ve bardaklardan oluşan yarı mekanik bir armoni yapmıştır. Bu armonikayı çalacak kişinin sürekli parmağını ıslaması bir yandan da bardakları kendi ekseni etrafında çevirecek kolu düzenli döndürmesi gerekir. Bifocal gözlükleri de Franklin icat etmiştir. Tıp alanında ise hasta kardeşi için kolay katateri geliştirmiştir. Gün ışığından tasarruf için yaz saati uygulamasını o zamanlarda düşünmüştür. Kanal derinliklerinin otomatik ölçümünü yapacak sistemler tasarlamıştır. İlginç olan bir başka tarafı ise yaptıkları için patent almamış ürünlerin kamu malı olmasını sağlamıştır. Bunların bir çoğunu da Londrada yaşadığı evde gerçekleştirmiştir.
Geçtiğimiz aylarda Benjamin Franklin’in Londrada yaşadığı Covent Garden daki ev bir müzeye dönüştürüldü. Craven St. No 36 da 1730 da inşa edilmiş daha sonra farklı işlevleri taşımış bina yardımlarla ilk haline çevrildi ve herkesin ziyaretine açıldı. Bu merkezde artık bir güncel görsel-işitsel donanımla çalışan bir Öğrenci Bilim Merkezi var. Londraya eğlenmeye giden ICT ciler bir ara zaman bulurlarsa burayı da ziyaret etsinler zira Trafalgar meydanına çok yakın bir yer.
Şimdi gelelim başka bir konuya PaloAlto ya gidenleriniz vardır elbette burada da “Historical Landmark” denilen işaretlerle karşılaşmışsınızdır. Palo Alto da HP nin garajı mesela. Bu yörede bir de müze vardır San Jose Science Museum, benzer bir tanesi de Bostonda bulunur. Çocuklarınızı hafta sonu elinden tutup gezdirebileceğiniz yerlerdir bu yerler... Bu müzelerde gönüllü olarak çalışan bu müzeye bir kaç saatini veren orta ve üst düzey yöneticileri de görürsünüz...
Peki bizde böylesi yerler var mıdır? Ne tıp alanında ne mühendislik alanında böylesi yerleşkelerimiz yoktur. Istanbul Teknik Üniversitesi 1773 den beri ben varım der ama neden böylesi bir müzesi yoktur? İTÜ de kesinlikle çocuklar için bir mühendislik müzesi yapılmalıdır, hatta bu müzenin bir de kısa dönem yaz programı olmalı burada 101X seviyesinde çocuklarımıza mühendislik nedir, ne yapar dersleri bila bedel verilmelidir. Bunun mali destekçisi de özel ve kamu kurumları olmalıdır. Ne de olsa Cumhurbaşkanı da başbakan da bakanlar da bu okuldan zamanında mezun oldular.
Çocuklarımı hafta sonu götürebileceğim bir Bilim Müzesi istiyorum ve bu müzenin de İTÜ nün şehir içindeki kampusünde istiyorum...
20 Mayıs 2006, BABÜRce Zafer BABÜR
İlkokul kitaplarından hatırlarsınız hani fırtınalı bir havada nehir kenarında uçurtma uçuran 17. yüzyıl Avrupası giysileri içindeki adamı, o Benjamin Franklin’dir aslında. O uçurtma deneyi ile daha sonra paratoner olarak hayatımızın bir parçası olacaktır. IEEE nin meşhur logosu da o uçurtmanın sembolize edilmiş halidir. Amerikan 100 ve 1000 dolarının üzerinde onun resmi vardır. Benjamin Franklin sadece elektrikle değil bir çok konu ile aynı zamanda uğraşmış iyi bir yazar, bir devlet adamı, Ingilizlere başkaldıran Bostonlular için Fransız sermayesi ve ordusu ile çalışmış aynı zamanda Fransada bakan, diğer yanda Amerikayı kuranlardan biri olmuş farklı bir kişidir. “Balık ve misafir üç günde kokar”, “tasarruf edilen bir penny kazanılmış bir pennydir” gibi anekdotların kaynağı olan “Poor Richards Almanak” ın yazarıdır. Mucittir farklı icatları vardır. O zamanlarda metalurji bu kadar ileri değilken döküm sobalar ısı ile çatlayıp ortalığı duman içinde bırakırken onu icadı sobalar böyle değildir. Mesela nemli parmağın bardak çeperinde dolaşması ile oluşan tınılar ona ilham vermiş ve bardaklardan oluşan yarı mekanik bir armoni yapmıştır. Bu armonikayı çalacak kişinin sürekli parmağını ıslaması bir yandan da bardakları kendi ekseni etrafında çevirecek kolu düzenli döndürmesi gerekir. Bifocal gözlükleri de Franklin icat etmiştir. Tıp alanında ise hasta kardeşi için kolay katateri geliştirmiştir. Gün ışığından tasarruf için yaz saati uygulamasını o zamanlarda düşünmüştür. Kanal derinliklerinin otomatik ölçümünü yapacak sistemler tasarlamıştır. İlginç olan bir başka tarafı ise yaptıkları için patent almamış ürünlerin kamu malı olmasını sağlamıştır. Bunların bir çoğunu da Londrada yaşadığı evde gerçekleştirmiştir.
Geçtiğimiz aylarda Benjamin Franklin’in Londrada yaşadığı Covent Garden daki ev bir müzeye dönüştürüldü. Craven St. No 36 da 1730 da inşa edilmiş daha sonra farklı işlevleri taşımış bina yardımlarla ilk haline çevrildi ve herkesin ziyaretine açıldı. Bu merkezde artık bir güncel görsel-işitsel donanımla çalışan bir Öğrenci Bilim Merkezi var. Londraya eğlenmeye giden ICT ciler bir ara zaman bulurlarsa burayı da ziyaret etsinler zira Trafalgar meydanına çok yakın bir yer.
Şimdi gelelim başka bir konuya PaloAlto ya gidenleriniz vardır elbette burada da “Historical Landmark” denilen işaretlerle karşılaşmışsınızdır. Palo Alto da HP nin garajı mesela. Bu yörede bir de müze vardır San Jose Science Museum, benzer bir tanesi de Bostonda bulunur. Çocuklarınızı hafta sonu elinden tutup gezdirebileceğiniz yerlerdir bu yerler... Bu müzelerde gönüllü olarak çalışan bu müzeye bir kaç saatini veren orta ve üst düzey yöneticileri de görürsünüz...
Peki bizde böylesi yerler var mıdır? Ne tıp alanında ne mühendislik alanında böylesi yerleşkelerimiz yoktur. Istanbul Teknik Üniversitesi 1773 den beri ben varım der ama neden böylesi bir müzesi yoktur? İTÜ de kesinlikle çocuklar için bir mühendislik müzesi yapılmalıdır, hatta bu müzenin bir de kısa dönem yaz programı olmalı burada 101X seviyesinde çocuklarımıza mühendislik nedir, ne yapar dersleri bila bedel verilmelidir. Bunun mali destekçisi de özel ve kamu kurumları olmalıdır. Ne de olsa Cumhurbaşkanı da başbakan da bakanlar da bu okuldan zamanında mezun oldular.
Çocuklarımı hafta sonu götürebileceğim bir Bilim Müzesi istiyorum ve bu müzenin de İTÜ nün şehir içindeki kampusünde istiyorum...

0 Comments:
Post a Comment
<< Home